GPS Sinyallerinin Karıştırılması

24 Haziran 2017 günü Karadeniz sularında bulunan bir geminin kaptanı tedirgin bir biçimde A.B.D. Sahil Güvenliği’ne ait bir internet sitesindeki GPS sorunu formunu dolduruyor. Formun başında “sorununuz büyük ihtimalle GPS kaynaklı değil, haritanın yüklenmemesiyle ilgilidir” uyarısı içini rahatlatmaktan çok uzak.
“Rusya, Novorossiysk limanı’na yaklaşıtığımızdan beri GPS sinyalimizde kesintiler var. GPS hata payını 100 meter olarak göstermesine rağmen bulunduğumuz yerin 25 deniz mili uzağını gösteriyor…”
GPS sisteminin çalışmaması tek başına belli ölçüde bir sorun oluşturabilecekken koordinatlarının tamamen farklı olması çok alışagelmiş bir durum değil.
Sahil Güvenliğin cevabı ile başlayan yazışmalarda gemiden gelen mesajlardan bazıları gerçekten dikkat çekici;
“GPS donanımımız doğru çalışıyor, gerekli kontrolleri yaptık”
“Bölgedeki gemilere telsizle ulaşıp aynı sorunun onlarda da olduğunu teyit ettim” (olay sırasında bölgede yaklaşık 20 gemi vardı
“Ekteki resimde görüldüğü gibi GPS konuma göre gemi karada olmalı”
“Dün gece ‘GPS konum hatası’ uyarısına rağmen geminin konumu doğru görünüyordu”

Gemiden gönderilen görsel. Resmin görüntünün ortasındaki kare geminin gerçekte bulunduğu konum, sağ üstteki siyah kareyle işaretlenen yer ise, GPS’in geminin olduğunu düşündüğü konum.

Devam eden mesajlar silsilesinde ve Amerikan Denizcilik İdaresi tarafından “2017-005A-GPS Müdahale-Karadeniz” olarak kayda geçirilen olayda bölgede GPS sinyalleriyle ilgili bir sorun olduğu açıkça görülmektedir.

GPS sinyallerinin kesilmesini sağlamak günümüz teknolojisiyle çok zor değil, ancak siber savaş konusunda yeteneklerini her geçen gün geliştiren Rusya’ya bu kadar yakında meydana gelen olay aslında sahte GPS sinyallerinin gönderilmesiydi.

Gemi kaptanları dışında da Rusya’da bir süredir GPS ile ilgili tuhaf bir şeyler olduğunu farkeden iki grup daha oldu: Uber kullanıcıları ve Pokemon Go oyuncuları. Dünya genelinde ulaşım sorunlarına taze bvir yaklaşım getiren ve Dünya’nın en büyük taksi şirketi olarak adlandırabileceğimiz Uber kullanımı oldukça basit. Telefonunuzdaki bir uygulama ile bulunduğunuz konuma bir araç çağırıyorsunuz. Normal şartlarda bulunduğunuz konumu birkaç metre farkla bulabiliyorken, Moskova’da Uber sürücüsü sizi bulunduğunuz sokağın çok uzaklarında bekliyor.
Pokemon Go ise konum bilgisini kullanarak çeşitli canavarları artırılmış gerçeklik (augmented reality) ile bulunduğunuz ortama “dahil eden” bir oyun. Yine Moskova’daki Pokemon Go forumlarında konum bilgilerindeki aksamaların iyi bir Pokemon yakalamayı neredeyse imkansız hale getirdiği sıkça konuşuluyor. Konu bir Yandex çalışanının dikkatini çekmiş ve Moskova’da farklı GPS sinyal kaynaklarını kullanarak yaptığı çalışmada Kremlin Sarayı civarı gibi bazı önemli noktalarda GPS sinyallerine müdahale edilerek konum bilgisinin saptırıldığını farketmiş.

Yapılan müdahalenin amacı Kremlin Sarayı gibi önemli yerleri hedef alabilecek insansız hava aracı veya füze saldırılarının engellenmesi (en azından yanlış yeri vurmasının sağlanması) olabilir. Rusya’nın elektronik harp konusunda Batı’yı ilk kez şaşırttığı olay değil bu. 1997 yılında düzenelen bir askeri fuarda küçük bir Rus Ar-Ge firmasının tanıttığı bir GPS sinyalleri engelleme cihazı (jammer) büyük şok yaratmıştı. Bu cihazı satınalıp test eden Amerikalılar, bu cihazın, hassas hedef vurma yetenekleriyle tanınan Curise tipi füzelerini hedeften uzaklaştırdığını görmüştü. 2003 yılında başlayan Irak işgalinin ilk günlerinde Cruise füzelerinin hedeflerini bulamamalarının nedeninin bu cihazın Irak ordusunda kullanılması olduğu düşünülmektedir. 5 günün sonunda onlarca füze hedefleri yerine çölün kızgın kumlarına düştükten sonra belirlenen bazı stratejik hedefler bombalandıktan sonra Cruise füzeleri etkili bir biçimde kullanılabilmiştir.
GPS sinyallerinin zayıf olması bu tür müdahaleleri kolaylaştırmaktadır. A.B.D Bütçe Ofisi tarafından askeri GPS sistemleriyle ilgili yayınlana bir raporda GPS sinyallerinin dünyaya ulaştığında “20,000 kilometre öteden görünen 25 Wattlık bir ampul” gücüyle kıyaslanabileceği belirtilmektedir. Bu durumda GPS sinyali bekleyen bir cihaza normalde gelenden biraz daha güçlü bir şekilde sahte sinyalin ulaştırılması sistemin bu sinyali gerçek konum bilgisi olarak algılamasını sağlayacaktır. Cruise ve benzeri sistemlerin bu tür sahte sinyallere karşı “gerçek” sinyalin geldiği uyduyu takip ederek başka kaynaklardan gelen sinyalleri görmemeleri sağlanmaktadır. Ancak buna rağmen, özellikle elektronik harp unsurlarının yoğun olarak kullanıldığı ortamlarda, olabilecek milisaniyelik bir kayma füzenin hedeften sapmasına yeterli olacaktır. Rusya’nın kendini korumak için üzerinde GPS sinyal bozucusu olan 250.000 baz istasyonunun ülkenin çeşitli yerlerine konumlandırdığı yönünde bilgiler mevcuttur.
Karadeniz’eki gemilerin karşılaştığı durum ülke geneline yayılan bu GPS sinyallerine müdahale yeteneğinin bir sonucu olabilir. Rusya; GPS altyapısı yerine kendi kurduğu GLONASS sistemini kullandığı için kendi unsurları GPS’i hedef alan müdahale sisteminden etkilenmez.

Elbette Rusya gibi bir süper gücün küresel GPS sistemine müdahale etmesi bizi şaşırtmaz. Peki müdahalenin internetten satınalınabilecek 300 dolarlık bir kart ve ücretsiz yazılımlarla da yapılabileceğini öğrensek?
2013 yılında Texas Üniversitesinden araştırmacılar 80 milyon dolarlık bir yatı üzerinde yaptıkları testte GPS sinyaline müdahale ederek geminin yönünü değiştirmesini sağlamışlardı.
Bu konuda yayınlanan birçok araştırma var ancak bunların içlerinde insan doğasına en yakın bulduğum uygulama, Pokemon Go’da hile yapmak için geliştirildi. Tembellik gerçekten de pek çok buluşun anası galiba, oturduğunuz yerden sokakta, mahallede, şehirde hatta dünyanın herhangi bir şehrindeki bütün Pokemonları yakalamanız mümkün. Bunun için küçük bir yatırım ve basit birkaç satır yazılım yeterlidir.
GPS sinyaline müdahalenin kullanılmış olması muhtemel bir diğer olayın İran’ın A.B.D.’ye ait bir casus insansız hava aracını havada “çalmasıdır”. Afganistan’da bir üsten havalanan ve İran üzerinde uçan insansız hava aracının önce yer istasyonundan aldığı sinyallerin engellendiği ve sonrasında sahte GPS sinyalleri gönderilerek Afganistan’da havalandığı üsse indiğini düşünerek İran’da bir havaalanına indirildiği düşünülmektedir.

Ticari veya askeri GPS’in günümüzde yüzlerce farklı kullanım alanı vardır. Bir ülkenin veya birkaç yüz dolara sahip sivillerin sistemlerin karar vermek için kullandığı GPS sistemine müdahale edebilmeleri önümüzdeki dönemde yeni olaylar görmemize neden olacaktır.